home Editör'den..., Haberler... ANNELİK İÇİN İDEAL YAŞ

ANNELİK İÇİN İDEAL YAŞ

unnamed

ANNELİK İÇİN İDEAL YAŞ

Genel
Geçmiş yıllarda annelik, genellikle erken yaşlarda oluyordu. Ancak günümüzde anne olma yaşı, gitgide yükselmeye başladı. Toplumda kadının yeri, sosyo ekonomik durumu ve ikinci evliliklerini yapan kadınların sayısının artması, bu durumun en büyük nedenleri arasında sayılabilir.
Bu duruma hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan bakacak olursak, acaba ideal anne olma yaşı ne olmalı? Erken veya ilerleyen yaşlarda anne olmanın avantajları ve dezavantajları neler?
Psikolog Zuhal Yerlikaya, 20 yaşını geçmiş her kadının anne olabileceğini, ama önemli olanın yaş değil, olgunlaşma düzeyi olduğunu söylüyor: “Aslında böyle bir yaş belirlemek doğru değil. Çünkü anne olma konusunda önemli olan yaş değil, kişinin olgunlaşma düzeyidir. Olgunlaşma da deneyimlerle kazanılan bir şey. Örneğin, yaşamında birçok olayla karşılaşmış, sorumluluklar almış bir genç kızla, üniversitede okumuş, hiçbir zaman kendi yaşam sorunlarıyla başa çıkmak zorunda kalmamış, sürekli birileri tarafından korunmuş olan erişkin bir kadın arasında sorumluluk alma konusunda büyük farklılıklar vardır. Yani olgunlaşma, bireyden bireye değişir. Bu anlamda da ideal anne olma yaşı da kişiden kişiye ve hatta karakterden karaktere değişebilir.

Genç anneler daha enerjik
Yerlikaya, erken anneliğin avantajlarını ve dezavantajlarını ise şöyle özetliyor: “Ergenlik dönemini geçirmiş her kadın, anne olmaya adaydır. Ama erken yaşlarda anne olan kadınların deneyimleri ve hayat tecrübeleri tam olmadığı için yaşamla daha çok ve daha yoğun bir şekilde baş etmeleri gerekir. Ayrıca genç yaşlarda kadının vücudunda birçok hormonal ve duygusal değişim söz konusu. Bu değişikliklerin farkına vararak ve bunlarla başa çıkarak yaşamını sürdürebilen bir kadın, hamileliğini daha rahat geçirir ve bebeğini daha kolay kabullenir.
Öte yandan erken yaşlarda anne olmanın avantajlarından biri de, o yaşlardaki kadının enerji düzeyinin yüksek olması ve hareketli olması. Yaşı dolayısıyla olayların sorunlu taraflarıyla değil, keyifli taraftarıyla ilgilenir.
Ama bu tür anneliklerin dezavantajları da söz konusu. Genç kadın eğer belli bir sorumluluğa erişmemişse, evliliğinde sorunlar yaşayacaktır. Evliliğin ilk yıllarında sağlanması gereken uyum sağlanmadığı için, ikinci stres faktörü olan bebeğin dünyaya gelmesiyle de bir başka sorun daha çıkacaktır ortaya. Zaten kadından toplumun bekledikleri farklı, eşin bekledikleri farklı, ailelerin gelin olarak bekledikleri farklı. Eğer kadın bunlara alışamazsa, üzerine bir de bebek dünyaya getirirse, bu uyum daha da zor bir hal alacaktır.

İlgi dağılıyor
Psikolog Yerlikaya, ilerleyen yaşlarda anne olmanın olumlu olumsuz yanlarını ise şöyle özetliyor: “Alışılmış bir yaşam tarzı sürerken, bir bebeğin yerleşmiş düzeni bozmasıyla hem anne hem de babaların zorluk çekmeleri söz konusu olabiliyor. Evliliğin geç dönemlerinde çocuk sahibi olmayı düşünen kişilerde; uzun yılların sonucunda evde, çiftler arası ilişkide ve sosyal ilişkilerde uyum sağlanır ve bir düzen tutturulur. Ama bebeğin gelişiyle birlikte anne, büyük bir zorluk yaşar. Bütün hayat değişir. Bu durumda kadın eşine ‘Artık benimle ilgilenmiyorsun. Eskiden olsa böyle yapardın, artık yapmaz oldun’ diye yakınır ve bunun gibi şikayetlerde bulunabilir.”

Dingin dönem
Peki, ilerleyen dönemlerde çocuk yapmanın avantajları yok mu? Tabii ki var. Yerlikaya, bu avantajları şöyle anlatıyor: “Kadının bu yaşlarda hayatındaki bütün düzenler yerli yerine oturmuş oluyor. Yani anne, neyi ne zaman yapacağını, nasıl bir hayat istediğini daha iyi biliyor ve daha oturmuş bir kişilik yapısına sahip oluyor. O zaman da bu düzenin yerli yerinde olmasından dolayı bebek, huzurlu ve doğru bir şekilde yetiştirilebiliyor. Dingin bir dönemde bebek yapmak büyük bir avantaj. Çünkü çok genç yaşta kişilik özellikleri oturmamış, kendini bulma gayreti içinde bulunan bir kadının bebek yapması ve bu sorumluluğu almaya çalışması oldukça güç. Ama yine de önemli olanın karakter özellikleri olduğunu belirtmek gerekir.”

“Şimdiki aklım olsaydı”
Erken yaşlarda evlenen annelerin en çok yakındıkları konular ise şöyle sıralıyor Psikolog Yerlikaya: “Erken evlenen ve erken yaşta çocuk sahibi olan annelerin, yaş ilerledikçe geriye baktıklarında bazı pişmanlıklar yaşadıkları görülüyor. ‘Daha başka nasıl olurdu’, ‘Şimdiki aklım olsaydı daha geç çocuk sahibi olurdum’, ‘Sorumlulukların altında çok ezildim’, ‘Bekleyerek çocuk sahibi olsaydım, hayatımı daha farklı yaşayabilirdim’, ‘Belki bu şekilde çocuğuma daha faydalı olabilirdim’ deniliyor.”

Şimdiye kadar konunun psikolojik yönünü inceledik. Ama bir de fizyolojik sorunlar var ortada. Bunu da Jin. Opr.Dr.Can Yener ile görüştük. Dr.Yener, “ideal anne olma yaşı 20’den sonra, 35’ten öncedir” diyor ve devam ediyor: “Kadının toplumdaki yeri ve durumu yükseldikçe, doğum yapma yaşı da buna paralel olarak tüm dünyada artış gösterdi. Ancak 35 yaşından sonra doğum yapan anneler, tüm dünyada sorun. Ama mühim olan kadının 35 yaşında hamile kalması değil, 35 yaşından sonra doğum yapmasıdır. Yani geç yaşlarda doğum yapacak olan kadınların ne gün hamile kaldığından çok, ne gün doğum yaptığı önemlidir.”

Yumurta yaşı
Yener, geç doğumlarda önemli olanın yumurta yaşı ve kalitesi olduğunu söylüyor: “Geç doğumlarda önemli olan faktör, yumurta yaşıdır. Bir kız bebek, annesinden doğduğu gün yumurtalıklarında yaklaşık 100-150 bin adet yumurta taşır. Doğduğunda ne kadar yumurtası varsa, hayatinin sonuna kadar onlarla devam eder. Adet görmeye başladıktan sonra her ay, bu 100-150 bin yumurtanın 50. tanesi harcanır. Vücut, aradan en iyi 50 tane yumurtayı seçer, bunlar büyümeye başlar. Ama 50 yumurtanın bir tanesi, o da en kalitelisi, seçilir ve yumurtlamaya hazır hale gelir.”

Kalite düşüyor
Geç yaşlarda doğum yapan kadınların daha az kaliteli ve daha güçsüz yumurtalarla hamile kaldıklarına dikkat çeken Yener, “Yumurtalar yıllar boyu harcanır ve en sona kalanlar, en az seçilmiş, daha kalitesiz yumurtalardır. Çünkü en iyi ve güçlü yumurtalar daha önceki yıllarda harcanmıştır. Bir kadın 35 yaşından sonra 10 yıl daha hamile kalabilir ama bu yumurtalar baştakiler kadar sağlıklı ve kaliteli değildir. Geç yaşta hamile kalınca daha zayıf, genetik olarak belki daha az iyi yumurtaların sona kalmasından dolayı gelecek olan bebeklerde de sakatlıkların, kromozom sakatlıklarının görülme oranı yükselmeye başlar. Bu yaşlarda doğum yapan kadınların bebeklerinde en çok görülen durum ise ‘Down Sendromu’dur. Bu, 21 nolu kormozomun 2 yerine, 3 tane olması durumudur. Ama biz bunu da birçok yöntemle daha anne karnındayken tespit edebiliyoruz. Bunun haricinde, eğer annenin başka bir rahatsızlığı yoksa, 35 yaşından sonra da hamile kalmasının pek büyük bir riski yok” diyor. Bununla birlikte teenage döneminde (18 yaşından küçük), doğum yapan kadınların hiçbir avantajlarının olmadığnı söyleyen Dr. Yener, “Erken yaşlarda doğumun avantajı yok. Hatta tam tersine; erken doğum, düşük, zor doğum ve gebelikte ortaya çıkan beslenme bozuklukları gibi dezavantajları var,” diyor.

Hazır olmak önemli
Kadının hem ekonomik hem de psikolojik olarak bebeğe hazır olması elbette ki önemli. Ancak fizyolojik olarak, kadının sağlıklı bebekler doğurabilmesi için bazı kriterler var. Dolayısıyla belki çok erken yaşlarda değil, ama mümkün olduğunca geciktirmeden de, bir bebek sahibi olmak en doğrusu.

Anne olmaya hazır mısınız?
Bir bebek doğurmadan önce eşinizle beraber aşağıdaki sorulara yanıt vererek ortak bir karara varabilirsiniz. Belki de gözden kaçırdıklarınızı fark eder ve daha akılcı bir karar verebilirisiniz…

Niçin çocuk istiyorsunuz? Çevre baskısı mı yoksa gerçekten istediğiniz için mi?
Sizce hamilelik ve çocuk sahibi olmak nasıl bir şey?
Kendinizi bir çocukla nasıl hayal ediyor ve düşünüyorsunuz?
Eşinizden neler bekliyorsunuz?
Sorumlulukların nasıl paylaşılmasını istiyorsunuz?
Bunlar akılcı beklentiler mi?
Beklentilerinizin ortak yanları neler?
Bebek sahibi olmanızın ilişkiniz! nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?
Eğer çocuklarınız varsa yeni bir bebek onlar için ne anlam ifade edecek?
Eğer yalnızsanız çevrenizde ulaşabileceğiniz ne tip destekler var?
Bir çocuğa nasıl bir bakım ve eğitim verebilirsiniz?
Nerede ve kiminle yaşayacaksınız?
Çocuğunuzu yetiştirirken, yaşamınızda kariyer ve diğer alanlardaki beklentilerinizde neler önemli olacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir